Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzey - Dematit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri Yangısı
- Dahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökeli, Bile, Da, Hatta, De
- Katot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksi Uç, Negatif Elektrot
- Hüviyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik, Şahsiyet
- Hafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Saklı
- Levazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereç, Araç
- Evlatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besleme
- Saçma Sapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abuk Sabuk, Düşüncesizce
- Sabankıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayışkıran
- Mükellefiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlülük
- Anlı Şanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Güzel, Ünlü
- Tümsayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adedi Mürettep
- İnikâs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
- Teslis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçleme
- Papağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudukuşu
- Sınırlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Kısıtlı, Mahdut, Münhasır
- Aldatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al, Hıyanet, Şike
- Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Cinayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıya
- Anımsatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarmak
- Kaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atamak, Çalmak, Çekmek, Feshetmek, Katlanmak, Lağvetmek, Saklamak, Sıyırmak, Taşımak, Tayin Etmek, Toplamak, Yakışmak
- İstimlâk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamulaştırma
- İaşe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek
- Teeddüp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- Ağırlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fenalaşmak, Kötüleşmek, Bozulmak, Yavaşlamak
- Hizmetkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak
- Akide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç
- Esef Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayıflanmak
- Gıcır Gıcır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taptaze, Yeni
- Evren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Cihan, Kâinat, Zaman, Ulu, Felek
- Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak, Görmek, Kılmak, Yapmak
- Sebebiyet Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden Olmak
- Mera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Kristal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırça, Billur
- İşsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aylak, Boş, Avare
- Hadise kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olay, Vaka, Vukuat
- Işıklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak
- Matmazel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan
- Tertip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Düzenleme, Sıralama, Koldaş, Dizgi, Hile, Komplo, Düzene Koyma, Hazırlama
- Sürüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaymak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü