Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Meslek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığır, Hayat, İş, Okul, Uğraş, Uğraşı, Ertik, Öğreti - Genlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Refah
- Çokça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Fazla
- Manav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göğerti Satan, Sebzevatçı
- Görme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşahede
- Tefrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Ayırma, Ayırt Etme
- Onursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haysiyetsiz, Şerefsiz
- Tecennün Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Delirmek
- Laşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leş, Öleş
- Memleketli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemşehri
- Sömestr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarıyıl
- Şehirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kentli
- Cascavlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Saçsız, Örtüsüz, Hiç Tüyü Olmayan, Pek Soyulmuş; Çırılçıplak, Örtüsüz
- Mikser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırpıcı
- İntizam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgünlük, Düzen, Çekidüzen
- Misk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mis
- Gür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol, Verimli, Feyyaz
- Yuha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuh
- Çağırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslenmek, Bağırmak, Haykırmak, Davet Etmek, Okumak, Çığırmak
- Herze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abuk Sabuk, Anlamsız, Saçma, Saçma Söz, Zevzeklik
- Endişe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Üzüntü, Tasa, Bulut, Düşünce, Korku, Kuşku
- Ziyadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ziyalı
- Yar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçurum, Yer Yarığı
- Palan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semer
- Mukavemet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak
- Çene Kavafı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Kerki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keser
- Kıyamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet
- Demeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyanat
- Özen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkat, Hizmet, İhtimam, İtina
- Laden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürme, Rastık
- İslam Hukuku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkıh, Şeriat
- Otağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çadır
- Koca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Ağa, Bey, Büyük, Efendi, Er, Erkek, Eş, Geniş, İhtiyar, İri, Kişi, Kocaman, Moruk, Pir, Ulu, Yaşlı, Yüksek, Zevç
- Gülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindi
- Gökçül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semavi, Mavice, Mavimsi
- Mağdurluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağduriyet
- Yarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nısıf
- Huluskâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, İçten, Şakşakçı
- Sarılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek, Girişmek, Kucaklamak, Yapışmak, Dolamak, Ele Almak
- Kâşif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulgucu, Bulan, Bulucu, Keşfeden, Açınlayıcı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü