Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Felek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Baht, Dünya, Gök, Gökyüzü, Sema, Şans, Talih, Acun - Kayıtsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisizlik
- Mineralog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilimci
- Atik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seri, Çabuk, Çevik, Kıvrak
- Nazire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık, Söz
- İlinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgi, İlişki, Münasebet, Nispet, Mensubiyet, Aidiyet, Taalluk
- Konuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konum
- Efkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fikirler, Tasa, Kaygı, Düşünceler
- Edep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adap, İncelik, Terbiye, Erdem
- Tura kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuğra
- Bati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Yavaş
- Romantik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusal, Hissi, Coşkun
- Virtüöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usta Yorumcu
- Bariz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirgin, Açık, Göze Çarpan
- Koparmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Kapmak
- Çakıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıngıl
- Sustalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaylı Çakı
- Maddi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeksel
- Tahta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahşap, Kara Tahta
- Müsterih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinç, Sakit, İçi Rahat, Erinçli
- Biçare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zavallı, Çaresiz, Gariban
- Orman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşe
- Doğal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf, Tabii, Natürel
- Şaşırtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mucize
- Kuyudat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtlar
- Kaçış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Firar
- Hidayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru Yol
- Perişanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karanlık
- İsabetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz
- Likit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakit, Sıvı, Akışkan
- Ehliyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tam, Yeterli
- Sızlanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınma, Şikâyet, Vızıltı, Yaygara
- Acı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Izdırap, Istırap, Keder, Ağır, Ağrı, Ateş, Azar, Çığlık, Dağ, Dokunaklı, Elem, Eziyetli, Felaketli, Göbüt, Kaba, Keskin, Kırıcı, Kötü, Kubat, Meşakkatli, Yara, Zehir, Zehirli
- Oval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumurtamsı, Söbe, Beyzi
- Kavlen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözle
- Bilerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten, Kasti, Mahsus
- Okşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzeyen, Andıran, Manent
- Vızır Vızır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima, Hemişe
- Mahal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevki, Mevzi, Yer, Yöre
- Yuvalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürmek
- Esinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü