Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
La�e ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Eksik Etek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
- Yumuşamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vıcık Vıcık
- Dördül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kare, Murabba, Rubai
- Çiğit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdek
- Yumuşaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafet, Müsamaha
- Dezavantaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engelleme, Zarar Verme Durumu
- Dinçleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dincelmek
- Stratejik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemli
- Yoksul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir, Fukara, Çorak, Kembağal, Parasız, Sefil, Yetersiz
- Çapraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı, Düğme, Fermuar
- Antagonist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşman
- Jen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gen
- Vale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacak, Oğlan
- Akrostiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adlık
- Meşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orman
- İsticar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kiralamak
- İhvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın Dostlar, Arkadaşlar, Eş Dost
- Tatil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlence, Ara, Dem Alış, Grev, İstirahat, Boşuklama, Kapama
- Ulusalcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milliyetçi
- Temel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Çizgi, Esas, Gerçek, Kök, Omurga, Özül, Taban, Üs, Zemin, Başlıca, Baz
- Kati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesin, Değişmez, Mutlak, Maktu, Somut
- Harami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşkıya, Haydut, Hırsız, Kuldur, Yolkesen
- Tağyir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Değiştirme, Başkalaştırma, Özgertme, Başkalama
- Gedikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimi, Kıdemli, Sürel, Temelli
- Büyü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afsun, Cadı, Efsun, Sihir, Füsun
- Simültanör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilmaç
- İletilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak
- Asamble kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Meclis
- Şapka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasket, Kep, Başlık
- Düşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuvarlanmak, İsabet Etmek, İtibarsızlaşmak, Alçalmak, Alışmak, Atlanmak, Azalmak, Bulunmak, Değmek, Eksilmek, Gitmek, İnmek, Kapılmak, Rastlamak, Uğramak, Vurmak, Yağmak, Yakışmak, Yıkılmak
- Şehbender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konsolos, Elçi
- Adam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, Erkek, Mert, Eş, Koca, Kişi, İnsanoğlu, Herif, Zat, Zevat
- Stok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığım, Yığılım, Yığımlık, İstif Edilmiş
- Hoyratça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba
- Bilgelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Hikmet, Vukuf
- Lületaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskişehir Taşı, Denizköpüğü
- Mehterhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapishane
- Görüntülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekran
- Muhabbet Tellalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Cehre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğ, Pamuk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü