Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak, Hür, Özgür - Bala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavru, Çocuk
- Pencere Kapağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kepenk
- Kök kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Cins, Dip, Esas, Havuç, Kaynak, Köken, Nesep, Sap, Şişman, Temel, Üs
- Yitirilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitik
- Hain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zararlı, Alçak, Hıyanet Eden, Kötücü
- Satranç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahmat
- Evinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Kof
- Tanıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdim Etmek, Tanıştırmak
- Duyulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Çıkmak, Vurmak, Yansımak
- Televizyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleç, Sınalgı
- Angaje Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlamak
- Kabil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olası, Benzer, Cins, Gibi, Mümkün, Olabilir, Tür, Türlü, Olanaklı
- Şartlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullamak
- Bacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abla, Hemşire, Kız Kardeş, Simil
- Şekersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sade
- Tamlanan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümlenen
- Haymana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tembel
- Demir Rengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gri
- Zıddiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişki, Tenakuz, Uyuşmazlık, Karşıtlık
- Yürütme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcra
- Sabır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahammül, Dayanık, Katlanma, Çıdam, Beklim
- Hidrosfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suyuvar, Suküre, Su Yuvarı
- Gönlünü Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlünü Almak, Razı Salmak
- Öksürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yötel
- Duraksama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereddüt
- Alçıtaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jips
- Serbaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkusuz
- Dayanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaslanmak, Abanmak, Çullanmak, Çekmek, Dinmek, Durmak, Gelmek, Gitmek, Götürmek, Güvenmek, Hazmetmek, Sabretmek, Ulaşmak, Varmak, Yetişmek, İstinat Etmek, İptina Etmek, Mukavemet Etmek, Tahammül Etmek
- Zeng Sesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zil
- Kâhil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erişkin
- Mirasçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vâris, Kalıtçı
- Familya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aile, Eş, Fasile, Karı, Bölüm
- Klarnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gırnata
- Rikkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncelik, Yufkalık, Naziklik
- Kültürfizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jimnastik
- Cebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silah, Zırh
- Dümbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dümbelek
- İğne Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne Yapmak
- Eko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
- Gıybet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yermek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü