Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Atak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevik, Hareketli, Girişken, Cüretkâr, Geveze, Atılım, Saldırı, Saldırış, Hücum, Hamle, Akın, Yiğit - Skolastik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Yepelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narin, Nazik, Latif, Zarif
- Numaralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kotlamak
- İplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İp
- Şamata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Hay Küy, Patırtı, Yaygara
- Aksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etki, Etkime, Eylem, Hareket, İş
- Hayali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşsel, Düşlemsel, Sanrısal, Muhayyel
- Şaşırtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mucize
- Hall kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözüm
- Tepmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek
- Afaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Önemsiz, Hayali
- Almaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıcı
- Tiyatro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temaşa
- Ses kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selen, Oy, Rey, Seda, Tavış, Ün, Yaygara
- Etken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Faktör, Malum, Müessir, Amil
- Afyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiryak
- Yaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahar, İlkbahar, Yaz Mevsimi
- Kökler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usul
- Otobiyografik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgeçmişsel
- Gına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usanç, Bıkma, Bolluk, Yetinme
- Sürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima, Daimi, Daimî, Devamlı, Durmadan, Kalıcı, Temelli
- Şefaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affetme, Bağışlama, Aracılık, Ötün
- Şirpençe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karaçıban
- Bağlaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müttefik
- Doğa Ötesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metafizik
- İnhisar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstemlekecilik, Tekel
- Hiddet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfke, Gazap, Hışım, Kızgınlık
- Şaşalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mat Kalmak, Şaşmak
- Ak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaz, Dürüst, Rahat, Temiz
- Arzulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstek Duymak, Özlemek, İstemek
- İlaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çare, Merhem, Em, Deva, Derman, Ot, Önlem
- Ehliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlik, Yetenek, Kabiliyet, Sürücülük Vesikası, Uzluk, Yetki
- Fıkıh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İslam Hukuku
- Takışkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muteriz
- Ülfet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Tanışma, Alışma
- Minder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşekçe
- Cızık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, İz
- Sansasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalgalanma
- Onama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasvip
- Cesur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acar, Dayı, Gözü Pek, Cesareti Olan, Yürekli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü