Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Objektivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesnellik - Feryat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haykırma, Haykırış, Çığlık
- Tutsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esir, Köle, Kul
- Düpedüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Açıktan Açığa
- Kani Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanmak, Kanmak, Yetinmek
- Pişdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncü
- Müjgân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirpik
- Küşüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygı, Kuşku
- Sayılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ad
- Özne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fail, Müptedi
- Danaburnu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kök Kurdu; Aslanağzı Çiçeği
- Biçimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekilci, Şekilperest, Tutum
- Pusat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araç, Silah
- Sokum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokma
- Teyakkuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanıklık
- Alkışlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlemek, Ululamak, Beğenmek
- Esirgememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymak
- Teleobjektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzmercek
- Tolun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı (Ay) Bedir
- Kâhin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medyum, Bilici
- Natura kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğa
- Okşar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdeş
- Numara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakam, Ölçü, Sayıt, Oyun, Hile, Düzen, Dalavere, Yalan, Sayı, Not
- Kamplaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölünmek
- Ulusalcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milliyetçi
- Savurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaymak, Saçmak, Sallamak, İsraf Etmek, Dağıtmak, Söylemek, Fırlatmak, Dökmek, Boşuna Harcamak
- Düşünce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl, Endişe, Fikir, Kanaat, Kanı, Kaygı, Mülahaza, Mütalaa, Nabız, Niyet, Rey, Sıkıntı, Tasa, Tasarı, Tasavvur, Karar
- Mebusluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milletvekilliği
- Üleş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- Uçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek, Cennet, Kalkmak
- Oyulgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saplamak, Sokmak
- Kundak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipçik, Fesat, Fitne
- Godoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Vakum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşluk
- Sosyolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumbilimci
- Stopaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinti
- Döner Sermaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döner
- Kütüklük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fişeklik
- İnce Ağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verem
- Sığırgözü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öküzgözü, Arnika
- Platonizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Platonculuk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü