Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Valf - Basketbol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çembertopu
- Al kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırmızı, Kızıl, Aldatma, Düzen, Tuzak, Hile, Dek, Dolap
- Edabazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyaka
- İşlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışmak, Etkilemek, Geçmek, Gitmek, Nakışlamak, Yürümek
- Yaldırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak, Cilalı
- Seremoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tören
- Semizlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semirmek
- Depresyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöküntü, Bunalım, Ruhsal Çöküntü
- Partner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Ortak
- Dallık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündizme, Takvim
- Esir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak
- Kâfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterli, Bes, Yeter, Yetişir, Artık İstemez
- Cinnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delilik
- Çalapaça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla Yürüterek, Sürükleye Sürükleye
- Tabip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Doktor, Sağaltman, Sagan
- Çelişmez Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Tenzilatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirimsiz
- Yukarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevk, Üste
- Teker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekerlek
- Butik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyimevi
- Yaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Sahil, Kenar, Semt, Taraf, Yakalık
- Tamamlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütünleme, Bitirme, İkmal
- Âşıktaşlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynaşmak
- Revaçta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürümlü, Geçerli
- Etçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasap
- Methetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övmek
- Taaffün Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşmak
- Üstelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bile, Caba, Fark, Güçlü, Kuvvetli, Sağlam
- Bakaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürbün
- Masraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gider, Harç, Sarfiyat, Harcama, Araç Gereç
- Bıkkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usanmış, Bezmiş, Yanık
- Yasa Dışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayrikanunî, İllegal, Kanunsuz
- Kışır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabuk
- Kasılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş
- Reform kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, İnkılap, Islahat, Düzeltim, Yeğleme
- Orun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makam, Mesnet, Mevki, Mansıp
- Maktu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik, Kesin
- Hasımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık, Yağılık
- Aptal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Bön, Ahmak, Akılsız, Zekâ Yoksunu, Alık, Alık Salık, Avare, Derbeder, Dingil, Geri, Salak, Serseri, Şapşal
- Yenik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağlup, Aşınmış
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü