Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kuartet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtlü - Etrafını Alarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çepçevre, Çepeçevre
- Cidden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Hakikaten
- Zühul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata, Unutma, Yanılma, Atlama, Yanıltı
- Bozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öçürge, Silgi
- Kılınış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluş, Vuku
- İradesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstençsiz
- Rezillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Terbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Eğitim, Görgü
- Mülakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Musahabe, Söyleşi, Buluşma, Kavuşma, Konuşma
- Kapsama Alanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhata Dairesi
- Umumiyetle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genellikle
- Aksi Cevap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepki
- İş Adamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sudager, Tacir
- Halis Muhlis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz
- Ölü Salı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teneşir
- Kalıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miras
- Sasıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefessüh
- Pare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Kısım, Parça, Tane
- Toplanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecmu, Toplu
- Serinkanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğukkanlı
- İmam Suyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakı
- İşlev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fonksiyon, Görev, Vazife, İş Görme Yetisi
- Oynak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareketli, Değişken, Eklem, Mafsal
- Eli Sıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pinti, Cimri, Hasis
- Meneviş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
- Meşakkatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç
- Ziraatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarımcı
- Salih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarar, Elverişli, İyi
- Nalıncı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takunyacı
- Mısra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dize
- Özek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koçan, Merkez, Yürek, Çekirdek
- Ehemniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem
- Sektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Dal, Kesim, Kol
- Sorun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dava, Dert, İş, Mesele, Problem, Sıkıntı, Durum
- Basık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak
- Görü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret
- Kaygılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Meraklanmak
- Aşağılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakaret Etmek, Tenezzül Etmek, Tezellül Etmek, Boyamak
- Pürneşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli
- Paramparça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hurdahaş, Parça Parça
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü