Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kesinkes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle - Hazır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amade, Tayyar, Anik, Müheya
- Bilumum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Hep, Kamu
- Mineralog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilimci
- Yaralanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenmek, İncinmek, Kırılmak
- Değişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik
- Motif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örge, Nakış
- Atamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek, Kaldırmak
- İtikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç, İman, İnanma, İnan
- Elebaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkan, Çete başı, Kuldurbaşı, Sergerde
- Sivilce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızanak
- Abuk Sabuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Saçma Sapan, Boş (Söz), Herze, Abuk Subuk
- Ülke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devlet, Diyar, El, İklim, İl, Memleket, Mülk, Toprak, Yer
- Türkolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türk Bilimci
- Kalbi Kırık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün
- Aksi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Zıt, Menfi, İnatçı, Hırçın, Huysuz, Karşıt, Titiz, Geçimsiz, Kötü, Münasebetsiz, Olumsuz, Suratsız
- Serseri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Aylak, Başıboş, Kuşkulu, Hayta
- Takır Takır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takır Tukur
- Tren Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demir Yolu
- İhtiyacı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksinmek
- Burcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Itır, Güzel Koku
- Deruni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten
- Tutumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli Açık, İdaresiz, Müsrif, Savruk, Savurgan
- Zorluklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülat
- Agreman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunluk
- Pek Az kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ender, Nadir
- Saçıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküntü
- Ayakkabı Çekeceği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerata
- Zakkumlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılaşmak
- Ayırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmek, Tutmak, Yeğlemek, Açmak, Bölmek, Kesmek, Koymak, Saklamak, Sökmek, Üleşmek, Vermek
- Kızamık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızılca
- Mümbit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitek, Verimli
- Kaparo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pey
- Mat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Soluk
- İntibak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Uymak
- Esbak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Geçmiş
- Çarkıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Eski, Sakat
- Kabullenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benimsemek
- Lüzum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç, Gerek, Hacet, İcap, Gereklik
- Dimağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyin, Bilinç, Derrake, İdrak, Zihin
- Dinamik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareketli, Canlı, Devingen, Etkin
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü