Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kerem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyluluk, Ululuk, Büyüklük, Asalet; İyilik, Lütuf - Zıplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırlamak, Sıçramak, Hoplamak
- Kâm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilek, Mutluluk, Tat, Zevk
- Hicran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılık, Ayrılma, Ayrılık Acısı
- Metal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maden, Mühür
- İntihal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırma
- Mismar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Mıh
- Merhabalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selamlaşmak
- Butlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haksızlık
- Sökülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harcamak
- Kaşkaval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Sersem
- Lakırdı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz, Laf, Konuşma, Boş Söz, Dedikodu
- Eş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Aile, Arkadaş, Avrat, Bayan, Benzer, Bey, Bir, Ehil, Emsal, Er Avrat, Familya, Hanım, Harem, Hatun, Karı, Kişi, Koca, Koşa, Kuma, Ortak, Tay, Yoldaş, Benzeri, Hayat Arkadaşı, Refik, Refika, Etene
- Turist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezgin, Seyyah
- Gitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvurmak, Buyurmak, Çalışmak, Çıkmak, Dayanmak, Değerlendirmek, Düşmek, Geçmek, Gezmek, İşlemek, Karşılamak, Ölmek, Saymak, Ulaşmak, Uzanmak, Varmak, Yakışmak, Yapmak, Yaraşmak, Yetişmek, Yetmek, Yürümek
- Endişesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygısız
- Teçhiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donatım, Cebelendirme, Pusatlama
- Sittinsene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Altmış Yıl, Yıllar Yılı
- Övünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokalanmak, İftihar Etmek, Temeddün Etmek
- Zifiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapkaranlık, Karanlık, Zulmet
- Hasta Bakıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıp Bacısı, Tıp Kardeşi
- Velespit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bisiklet
- Musibetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feci
- Direşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Sebat Etmek, Diriktin, Can, Ruh
- Reddetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalanlamak, Çürütmek, Geri Çevirmek, Kusmak, Terslemek, Kabul Etmemek
- Üfürükçülük Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumak
- Sağlanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelmek
- İrsal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek
- Abiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Tuvalet
- Şahsi İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dosya
- Ata Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata
- Tereddüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraklamak
- Erdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fazilet
- Bildirişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletişim
- Vakfe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş
- Mevsuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Sağlam
- Sarkıntılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşma, Tecavüz
- Bakraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kova
- Devriye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Karakol
- İvecen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aceleci
- Arkalıksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedir
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü