Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vakfe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş - Mevzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş, Mahal, Yer, Konumluk
- Tazmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeme, Ödenek Verme
- Yamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamalamak
- Uzay Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı
- Demirhindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasis, Pinti
- Zar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cidar, Çeper, Perde
- Sahavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El Açıklığı, Akılık, Selektik, Cömertlik
- Budur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşte
- Duraksamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraklamak, Tereddüt Etmek
- Duşaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kösteklemek
- Vehim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Kurgu, Evham
- Duyultu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayia
- Pattadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Eğitim Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitim, Pedagoji
- Zehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağu, Ağı, Sem, Acı, Keder, Ot, Sıkıntı, Zıkkım
- Avane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardakçı, Yardımcı, Kafadarlar, Yardakçılar
- Mahsusi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhasır
- Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata, Büyükbaba, Dede, Moruk, Peder, Çatı Merteği, Çok Kaliteli, Üstün Nitelikli, Omurga Direği, Tırabzan Başlığı, Mafya Babası
- Sahip Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak, Sağlamak, Yapmak
- Belalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorucu, Üzücü, Can Sıkıcı, Kavgacı, Şirret
- Gayret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Ceht, Efor, Himmet, Hız, Uğraşma
- İbret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğreti, Örnek, Acayip, Çirkin, Ders, Kötü
- Avatar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Profil, Mevcudiyet, İnmek
- Meccanen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedava, Parasız
- Göçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek, Devretmek, Göçürmek
- Hâl Tercümesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Kaçınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Gocunmak, Kaçmak, İmtina Etmek
- Cürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Yanlışlık, Kusur, Hatadan Doğan Durum
- Mapushane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- Sermuharrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başyazar
- Gıybet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirme, Kötüleme, Kov, Kovculuk
- Mineraloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilim
- Dalga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Gizli İş, Dalavere, Geçici Sevgili, Tolkun, Çalkantı, Dalgınlık, Macera
- Yakınsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütekarip
- Lökosit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akyuvar
- Redüktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirgeç
- Uzunçalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Longplay
- Rücu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cayma, Dönme
- Stüasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konum
- Ten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilt, Deri, Et, Vücut
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü