Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kemiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Kesin - Nükteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüktedan
- Sıkıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasvet, Meşakkat, Ruhsal Yorgunluk, Sendrom, Cefa, Çile, Düşünce, Ezgi, Eziyet, Fırtına, Gaile, Hâl, Hüzün, Kahır, Kambur, Karanlık, Keder, Kor, Külfet, Mesele, Mihnet, Problem, Rahat, Sancı, Sorun, Usanç, Zaruret, Zehir, Zor, Tedirginlik, Eza
- Bellek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafıza, Dağarcık, Akıl, Zihin, Yaddaş, Kafa
- Tahliye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak
- Mürtefi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Yüksek
- Sütliman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Sakit, Gürültüsüz, Olaysız
- Sinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabristan, Mezarlık
- Tellal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırtmaç, Simsar
- Köpyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehram, Piramit
- Vasıtacılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delalet
- Başına Buyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Özgür
- Faks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgeç, Belgegeçer
- İndikatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterge
- Malumat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Veri, Sorak
- Haneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konutlu
- Organik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal, Örgensel, Tabii, Uzvi
- Yadırgamaz Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isınmak, Alışmak
- Kokart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirtke
- Avrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Hanım, Kadın, Karı
- Sahih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlam, Doğru, Gerçek
- Kestirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin Etmek, Sezmek
- Fasikül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüz
- Kaçınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtina
- Asılsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz, Uydurma
- Nazırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vekâlet
- Nefis İzzeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzzetinefis
- Ayan Beyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besbelli, Apaçık, Açık Seçik Bir Biçimde
- Türel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuki
- Tüketim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğaltım, İstihlak
- Sürmedan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürmelik
- Meyletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelmek, Eğilmek, Yeltenmek
- Ekinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi, Rençper
- Düğmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İliklemek
- Alındı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makbuz
- Bir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir Tek, Aynı, Müşterek, Yalnız, Eşit, Ancak, Benzer, Eş, Sadece, Tek, Vahit
- Azmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölcük, Bataklık, Taşkınlaşmak, Kirincimek, Hızlanmak, Kabarmak, Taşmak, Taşmak
- Kıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Isırmak
- Edibane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazik
- Nispi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oransal, Göreceli, İzafi
- Dudukuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Papağan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü