Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Lisaniyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dil Bilimi - Uyarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberdarlık, İhtar, İkaz, Tembih, Uyarma
- Dinçleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dincelmek
- Çöp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız, Zibil, Zirzibil
- Kümelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığmak
- Paralel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enlem, Koşut, Muvazi
- Sayışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplaşmak, Takas Etmek
- Lâtife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkra, Şaka
- Vazifesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevsiz
- Nedim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş
- Pasak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir
- Muvaffakiyetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyasko
- Bandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Banmak
- Öğle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gün Ortası, Öğlen, Öğle Vakti, Günorta, Öğle Ezanı, Öğle Namazı
- Saten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlas
- Meşakkatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç
- Ahiret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbür Dünya, Öteki Dünya
- Ekti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Cimri, Yüzsüz
- Ezik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük
- Kızgınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Öfke
- Tamahkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Hırslı
- Tekrar Tekrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst Üste, Ardı Ardına, Kayta Kayta
- Barışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uzlaşmak
- Maruzat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyecek, Arz
- Görmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıyaben
- Yerleştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İskân, Düzen
- İlave kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katma, Ekleme, Ulama, Ek
- İlbiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salyangoz, Sümüklü Böcek
- Fütuhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fetihler, Zaferler
- Köşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tun, Bucak, Çene, İbik, Künç, Zaviye, Kuytu, Tenha, Ücra, Korner
- İnhidam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökme
- Dâm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuzak
- Kişiselleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlamak
- Mesabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Derece, Rütbe
- Sıfır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Yeni
- İstihzalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstehzi
- Köpürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirlenmek, Feveran Etmek
- Sıkıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasvet, Meşakkat, Ruhsal Yorgunluk, Sendrom, Cefa, Çile, Düşünce, Ezgi, Eziyet, Fırtına, Gaile, Hâl, Hüzün, Kahır, Kambur, Karanlık, Keder, Kor, Külfet, Mesele, Mihnet, Problem, Rahat, Sancı, Sorun, Usanç, Zaruret, Zehir, Zor, Tedirginlik, Eza
- Sürgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaştırma, Filiz, İshal, Menfi, Nefiy
- Torpil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Havadar, Kömek
- Palazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrileşmek, Büyümek, Gelişmek, Varlanmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü