Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kemal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgunluk, Yetkinlik, Erginlik, Eksiksizlik - Çiçek Bozuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çopur
- Ege kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veli
- Doygu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rızık
- Dileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rica, Talep
- Münasebetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygısız, Aksi, Çirkin, Ters, Uygunsuz
- Cazibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekim, Hava, Alım, Alımlılık, Çekicilik, Albeni
- Fesih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma
- Periyot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Devir, Dönem, Aralık
- Daru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç
- Öğürtlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Seçmek, Temizlemek
- Kul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bende, Köle, Karavaş
- Sav Söz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Slogan
- Bedir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolunay, Ayın On Dördü
- Hissiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygular
- İlgili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgilenmiş Olan, İlgisi Bulunan, Alakalı, Alakadar, Müteallik, Bağlı, Ait, Müntesip
- Çakı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cep Bıçağı
- Konuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konum
- Deney kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyim, Tecrübe
- Andaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigar, Anı
- Kirletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Becermek, Lekelemek, Pislemek
- Sıçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fare
- Donsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Yoksul
- Himayecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltimas
- Gözlemci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşahit
- Artağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli, Artımlı, Bereketli
- Turfanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni, Faraş
- Gani Gani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol Bol
- Yelsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayatlamak
- Azma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melez
- Mübareze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Mücadele
- Vaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olan, Olmuş, Koruyucu
- Urgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kement, Halat
- Burun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibir
- Dipfriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin Dondurucu, Donduraç, Buzdolabı, Dondurucu
- Terhis Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Terk Etmek
- Bilgilenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenmek
- Malûl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökel, Engelli, Sakat, Şikest
- Hareketsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükûnet
- İfrite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cadaloz
- Hınzırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Domuzluk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü