Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fayda, İş, Kazanç, Menfaat, Meyve, Ticaret, Yarar - Çözülen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhal
- Kılavuz Kaptan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz
- Susamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşne
- Çıtak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huysuz, Kaba
- Öz Yapı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakter, Kişilik
- Acımasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cani, Cellat, Gaddar, Gâvur, Kalpsiz, Katı, Merhametsiz, Rahimsiz
- Maltalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avlu
- Öncül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz, Öncü
- Hattıhareket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Tutum
- Tavsif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelendirme
- Ayrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hicran, İhtilaf
- Kayağantaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arduvaz
- Ara Sıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arada Bir, Arada Sırada, Bazen, Bazı Bazı, Kimi Vakit, Kimi Zaman, Zaman Zaman
- Zuhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünme, Ortaya Çıkma, Belirme
- Destan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koçaklama, Boy, Epope
- El Uzluğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maharet
- Kampanacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz, Hilekâr, Sahtekâr
- Ferahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk
- Pazarlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırışmak
- Yaslı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matemli, Hüzünlü, Acıklı
- Gazal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceylan
- Asker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Er, Çeri, Süer, Mehmetçik
- Tağşiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Kasap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hunhar
- Kayırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Arka, Dayı, Torpil, Mültemis
- Emin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenmek, İnanmak
- İcabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyma, Kabul Etme, Razılık, Varma, Razı Olma
- Rutubetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islanmak
- Suflör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fısıltıcı
- Tırtıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak
- Verim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bereket, Semere, Mahsul, Randıman, Mahsuldarlık, Mahsul
- Planlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarlamak
- Çiftçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarımcı, Ziraatçı, Rençper, Irgat, Gündelikçi, Eğner, Tarım İşçisi, Ekinci
- Tabankeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekecek
- Cidal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşma, Savaşma, Cenk, Çekişme, Ağız Kavgası
- Dondurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buzkaymak
- Repertuar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağarcık
- Güney kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenup
- Hilekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cambaz
- Dangadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın, Birdenbire, Damdan Düşer Gibi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü