Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Fulya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nergis, Zerrin - Pedikür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayakbakımı
- Muvasala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaşım
- İthalatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış alımcı
- Tanınmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabancı, Yeni
- Engellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelmek, Hapsetmek, Karışmak, Kösteklemek
- Mürebbilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitmenlik, Dadılık
- Büyüklenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun, Gurur, Kasıntı, Kibir, Kurum, Tavır, Tekebbür
- İyi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileşmek
- Amil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etken, Etmen, Sebep, Faktör
- Kızoğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire
- Ova kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz, Düzengâh, Düzenlik, Yazı
- Mezeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerezci
- Koyun Bakışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Şaşkın
- Eğlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, Oyalamak, Durdurmak, Durdurmak; Avutmak
- Gök Kubbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök
- Anofel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çimil
- Üşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek
- Varış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Seziş, İrfan; Finiş
- Haberci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulak, Muhbir, Müzevir
- Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkyaz, İlkbahar, Yaz, Baharat
- Çandır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Melez, Yaban
- Yekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Durup Dururken, Birdenbire, Derhal
- Vazife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödev, Görev, İşlev, Vecibe, Yevmiye
- Küçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokak
- Ilıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilıklaştırmak, Ilıtmak
- Televizyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleç, Sınalgı
- Zebun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkün, Güçsüz, Âciz, Zayıf, Argın
- Zahmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Sıkıntı, Çile, Yorgunluk
- Parça Pürçük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az
- Seslem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hece
- Tatbik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliye, Pratik, Yerine Getirme, Kullanma, Karşılaştırma, Uygulama
- Torlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derviş, Genç, Toy, Hergele
- Aş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek, Yemek
- Süre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaman, Müddet
- Ezber Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezberlemek
- Vicdan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçsel Güç, Bulunç
- Zor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Güçlükle, Sıkıntı, Güçlük, Rahatsızlık, Yüküm, Mecburiyet, Baskı, Çetin, Kıyın, Cebir, Emekli, Kuvvet, Müşkül, Sıkıntı, Yaş, Zorla
- Çelimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıf, Güçsüz, Cüssesiz, Kuru, Sıska
- İrs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Soyaçekim
- Saklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teyakkuz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü