Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kapitalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sermayedar - Anık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazır, Müstait
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Yamaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yan, Bayır, Huzur, Kat, Ön, Yakın
- Şaşkaloz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşı, Şaşkın
- Alçalma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünlük, Zillet, Zül
- Zarar Ederek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zararına
- Barama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koza
- Uşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk, Hizmetçi, Hizmetkâr, Kullukçu, Nöker, Tayfa, Erkek Hizmetçi
- Kasvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Gam, Hüzün, Keder
- Tasdikname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıkbeti
- Lökosit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akyuvar
- Kifayetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetersiz
- Sıkıyönetim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örfi İdare
- Çiftçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarımcı, Ziraatçı, Rençper, Irgat, Gündelikçi, Eğner, Tarım İşçisi, Ekinci
- Tabur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Grup, Küme, Yığın
- Kuluçka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurk, Kurk
- Mabeyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara
- Uzaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazlanmak
- Menhus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz
- Durum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozisyon, Boyut, Gidiş, Hal, Hâl, Hatır, Hava, Hesap, Kalıp, Keyfiyet, Konum, Manzara, Mevki, Tavır, Vaziyet, Yağday, Yer, Davranış, Halütavır
- Sorutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek
- Uyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruktan Olan
- Şek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüphe, Kuşku
- Hiciv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşlama, Yergi
- Sayrımsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık Hastası Olmak, Temaruz Etmek
- Kehkeşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samanyolu
- Vasiyetname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasiyet
- Mütecessis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırıcı, Meraklanan, Meraklı
- Müzekker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eril
- Şekersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sade
- Tümsekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışbükey, Kabarık
- Darmadağın Olma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezimet
- Semirtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek
- Yaradılıştan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğuştan, Taban, Tabiaten
- Yaklaşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın
- Deryadil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönlü Geniş, Her Şeyi Hoş Gören
- Yaylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak
- Ehemmiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önem
- Müdana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minnet
- Teşvik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteklendirme, Özendirme, Ayartma, Kışkırtma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü