Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kadastro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeryazım - Müennes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dişil
- Sehven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlışlıkla
- Değmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun
- Korner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşe
- Yargıtay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyiz Mahkemesi
- Mensup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üye
- Sazak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bataklık
- İştirakçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılımcı, İşçi
- Danışman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maslahatçı, Müşavir
- Bırakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılmak, Artırmak, Boşamak, Bozmak, Dökmek, Geçmek, Koymak, Saklamak, Salmak, Terk Etmek, Unutmak
- Daha Bir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik, Farklı
- Deşelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Eşelemek, Karıştırmak
- Resepsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabul; Resmi Şölen
- Yansıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, İletmek
- Şirpençe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karaçıban
- Rastlantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesadüf, Karşılaşma
- Sersemleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Bitimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonlu, Sonuçlu, Sınırlı, Mütenahi
- Bedir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolunay, Ayın On Dördü
- Stabil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Düz, Kararlı, Oturmuş, Sağlam
- Katnav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrüsefer, Trafik
- Yeleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havadar
- Kısmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazı Bakımdan, Bazı Yönden, Bir Kısım, Kısımca
- İskandil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Aklıselim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağduyu
- Yüce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulu, Büyük, Ulvi, Yüksek
- Çaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalı, Diken
- Şuurlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçli
- Sıklaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teksif
- Azap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Ezinç, Büyük Sıkıntı, Emge, Eza, Cefa, Eziyet, İşkence
- Leopar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbür, Pars
- İçkici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayyaş
- Keşfeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâşif
- Koruyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafız
- Yazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayfiye
- Çevrimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrî
- Rıza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, İstek, Onaşma, İzin, Olur
- Ortaağırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortasıklet
- İcmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterge, Özet
- Döküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Çer Çöp, Değersiz, Enkaz, Kötü, Dökülüp Saçılmış, Ayak Takımı, İndifaat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü