Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Azap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Ezinç, Büyük Sıkıntı, Emge, Eza, Cefa, Eziyet, İşkence - Propaganda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaymaca
- Kayısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erik
- Biilaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Yapmacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahte, Düzme, Suni, Yapay, Yapma, Zahirî
- Bir Nebzecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçücük
- Meblağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutar
- Arife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ön Gün, Bir Önceki Gün
- Muvakkaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvakkati
- Sersemleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Pılı Pırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski Eşya, Eşya
- Zen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
- Dekor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüş, Manzara
- Kredi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Güven, İtibar, Para, Saygınlık
- Yükleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doldurma, İsnat
- Tekabül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılamak
- Adap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Görgü, Usül, Yol Yordam, Töre
- Başına Buyruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Özgür
- Emniyet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenmek
- Eğilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelme, Heves, Meyil, Nabız, Temayül
- Beceri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetenek, Ustalık, Maharet
- Meraret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılık
- Mübarek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlu, Kutsal, Verimli, Bereketli, Uğurlu, Hayırlı
- Derun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül, İç, İçeri, Öz, Ruh, Yürek
- Müfteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karacı
- Mümessil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temsilci, Oruntak, Temsilci, Başkan
- Anlayışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşüncesiz, Dümbelek, Geri, Köylü
- Narenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Turunç
- Bugün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaman
- İliştirilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişik
- Arzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heves, İstek, İsteme, Dilek, Yönelme, Eğilim, Gönül, Rağbet
- Pinek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tünek
- Mürai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlü, Alabık
- Tenkit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirme, Eleştiri, Noktalama
- Daldalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barınmak
- Hapis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Hapishane, Mahpus, Alıkoyma
- Sağlığını Bozmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Eğleşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukim
- İzzetüikbal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygınlık
- Çene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarık, Köşe
- Başa Düşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü