Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Janr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarz, Tür - Harislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırs
- Tablo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keste, Levha, Manzara, Resim, Genel Görünüm, Görü, Çizelge, Cetvel
- Modern kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaş, Muasır, Çağcıl, Uygar, Asri
- İç Mimar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dekoratör
- Spontane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlık, Kendiliğinden
- Emirname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyrultu
- Rivayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylenti
- Takrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleyiş, Anlatış, Önerge, Yerleştirme
- Mezoderm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaderi
- Açı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yön, Görüş, Zaviye, Bucak
- Fan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervane, Vantilatör, Yelletke
- Efkârsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasasız
- Ağız Tadı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlık, İyi Geçinme, Kemaliafiyet
- Çobanyıldızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çulpan, Venüs
- Akamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısırlık, Sonuçsuzluk, Başarısızlık
- Serzeniş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Ezme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahır
- Başkanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Riyaset
- Anaforcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedavacı
- Monopol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekel
- Eşkâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Biçim, Görünüş, Kılık
- Başıkabak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçsız
- Güya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanki, Sözde
- Kanalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkçık
- Sevir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğa
- Hırslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Tertipsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzensiz, Savruk, Dağınık
- Fariza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görev
- Çilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmur Çiselemek; Nemlenmek, Islanmak; (Bülbül) Şakımak
- Kak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pestil
- Kırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak, Katlamak, Öldürmek, Azaltmak, Delmek, Haklamak, İncitmek, Kaçmak, Sındırmak, Uzaklaşmak, Yaralamak, Yok Etmek
- Esnasında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırasında
- Kavlen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözle
- Gam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keder, Çile, Gam, Hüzün, Kasvet, Kaygı, Tasa, Teessür, Üzüntü
- Desterhan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sofra
- Şarkşinas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsteşrik
- Yorumlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak, Yormak, Tefsir Etmek
- Mutasarrıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak
- Tecrübî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneysel, Uygulamalı
- İnziva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terkidünyalık, Köşeye Çekilme, Suğma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü