Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Epiderm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstderi - Zirzibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp, Süprüntü
- Senkronizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşanlılık
- Şövenist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irkçı
- Kamer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ay
- Tay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk, Eş, Eşit
- Bukanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak
- Sefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolculuk, Defa, Kere, Kez, Savaş, Yol, Savaşa Gidiş, Harp
- İcat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulmak
- Yalınlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadeleşmek
- İspat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspatlamak, Kanıtlamak
- Oy Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rey Vermek, Ses Vermek
- Ayrılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Boşanmak, Çıkmak, Fırlamak, Kalkmak, Terk Etmek, Gitmek, Uzaklaşmak
- Lazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçişsiz, Gerek, Gerekli, Lüzumlu
- Bahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz
- Yılgınlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek
- Beyazlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağartmak, Temizlemek
- Engin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Vasi; Açık Deniz
- Kundaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Çevrimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrî
- Endişelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak
- Karabat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Penguen
- Zeyrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyanık, Zeki, Anlayışlı
- Sızırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzmek
- Hâkimiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Egemenlik, Hüküm
- Vardırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Götürmek
- Güman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaibe, Şans, Zan
- Vasl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulama
- Payizde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzün
- İbadethane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak
- Asudelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlık
- Dizelge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Liste
- Atılgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişken, Korkusuz, Cüretkâr, Acar
- Bulaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Pis, Etki, İz, Karışık, Kirli, Yapışkan
- Düzengâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ova
- Arınmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru
- Leh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onun İçin, Onun Tarafın; Ondan Yana
- Envai Çeşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevbenev
- Yozlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Dejenere Olmak, Tereddi Etmek, Dönüşen, Özünden Uzaklaşmak
- Refakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşlik, Yoldaşlık, Arkadaşlık
- Dağıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üleştirmek, Bölmek, Tevzi Etmek, Pay etmek, Parçalamak, Feshetmek, Bozmak, Gidermek, İletmek, Lağvetmek, Neşretmek, Savurmak, Talan Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü