Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Irgat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rençber, Rençper - Bir Tahtada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yekten
- Sütre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Perde
- Haberi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek
- Koğuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuk
- Deva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç, Çare, Em
- Fettan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fitneli, Karıştırıcı; Gönül Ayartıcı, Cilveli
- Bağışlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlamak İşi, Affetme, Mağfiret, Gufran, Hibe Etme
- Nesiç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doku, Yapı
- Ucuzlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ucuzlaşmak
- Tütsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhur, Duman, İçki
- Canavar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dev, Ejderha, Kurt
- İptal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Seks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsiyet
- Dönek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahpe, Kancık, Kaypak
- Müslüman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dindar, Mümin
- Kavlükarar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz, Sözleşme
- Nikbin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyimser
- Kanunlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçim
- Doyurucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırıcı, İnandırıcı, Tatminkâr
- İlga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lağvetmek
- Yayıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylenti, Şayia
- Pahal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Aksi, Hantal, Ters
- İradesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstençsiz
- İzafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağıntı, Mal Etme, Bağlama
- Adabımuaşeret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görgü Kuralları
- Parçalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Kesmek, Paralamak, Sındırmak
- Zinet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezek, Süs, Ziynet
- Yaşam Boyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müebbet
- Duyultu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayia
- Çelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Polat
- Övünme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurur, İftihar, Kıvanç, Övünç
- Efsunkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüleyici, Büyülü, Sihirli
- Sislenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulanmak
- Ters kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Aykırı, Hırçın, Huysuz, Münasebetsiz, Sert, Zıt, Karşıt, Uymaz, Elverişsiz
- Dosdoğru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimdik, Doğru
- İntizamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli
- Kaçık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deli, Divane
- Burgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matkap
- Boğuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Vurgunculuk, İntikar, Solunum Zorluğu
- Yataklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yataklı Vagon
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü