Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Elden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrudan, Hemen - Çalışmalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcraat
- Yeğen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacı Oğlu, Kardeş Oğlu
- İrkilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsılmak, Ürkmek
- Oluşturulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekillendirilmek
- Arı Peteği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Çarpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Hızla Değmek, Başına Geçmek, Atmak, Çalmak, Çırpmak, Dövmek
- Sorak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber
- Yaltak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, Şakşakçı, Yağcı
- Köklenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayar
- Dupduru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berrak
- Pekmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milyon
- İlistir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzgeç
- Doyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetinme, Soğum, Kanaat, Tatmin
- Tünel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delme Yol, Geçit
- Ender kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nadir, Pek Az, Pek Seyrek
- Yenilenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlanmak
- Nefislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefaset
- Bacanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Dost
- Göğerti Satan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manav
- Zerli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaldız
- Gür Gür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürül Gürül
- Yakınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hususiyet
- İlavesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiz
- Amele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşçi, Edimen, Emekçi
- Refetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yukarı Kaldırmak, Ortadan Kaldırmak, Gidermek
- Medyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borçlu
- Hoşlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek, Beğenmek, Hazzetmek
- Meftun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutkun, Gönül Ermiş, Vurulmuş
- Garantör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenceci
- Kevgir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkaç, Süzgeç
- İltimas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Bozdurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Hurdalamak
- Öğretim Yardımcısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okutman
- İncelikle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazikâne
- Arazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan, Saha, Yer, Yeryüzü Parçası, Yerey, Toprak
- Kuzudişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süt Dişi, Peynir Dişi
- Miyavlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miyavıldamak
- Mazarrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar
- Koçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kucaklamak
- Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe, Cihet, Kanat, Nazır, Semt, Veçhe, Yaka, Yan, Yer, Yön, Yöre, Yüz, Taman, Bölge,
Bölüm, Kat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü