Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hilkaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaradılıştan - İmalatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretimcilik
- İsnat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayandırmak
- Bayrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıdem
- Bilaistisna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmaksızın, Ayrımsız
- Kuda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünür
- Özlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Darıkmak, Hasretini Çekmek, Sağınmak, Susamak
- Çelişki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenakuz, Tezat, Zıddiyet
- Veriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş
- Takdim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak, Tanıştırmak, Tanıtmak
- Bağnaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yobaz, Fanatik, Dar Kafalı, Mutaassıp
- Tırtıkçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankesici
- Sularında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınlığında
- Abone kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürümcü
- Bulutlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararmak
- Kökelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişmanlamak
- Öbür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka, Diğer, Öteki, Özge
- Dönemeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büklüm, Kıvrım, Viraj
- İçgüdüsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsiyaki
- Kaynana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayınvalide
- Çarşamba Akşamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salı
- Miyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıstas, Ölçü, Ölçüt
- Baldız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görümce
- Çıkagelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damlamak
- Konmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak, Konulmak, Koyulmak, Salınmak
- Felçli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnmeli
- Güllelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurşunlamak, Vurmak
- Kaynaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşmek, Sıkı Fıkı Olmak, Hareketlilik, Hareket Etmek
- Metazori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Terzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikmen
- Mezür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü
- Müddetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreli
- Yarkurul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Encümen, Komisyon
- Gezinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koridor, Seyran, Sofa
- Patron kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşveren, Biçit, Kalıp, Sahip
- Temsilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümessil, Ajan, Nümayende, Oruntak
- Saadetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu
- Muğber Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenmek, Küsmek
- Çekmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz, Sıyırma
- Hüzünlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün, Üzücü, Üzüntülü, Hazin
- Natüralist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğalcı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü