Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hakim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıç, Başat, Yargıcı, Bilge, Filozof - İdman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jimnastik, Spor, Bacanma, Bacanış
- Mücehhez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donanımlı
- Masuniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunulmazlık
- Kabartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Bilcümle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Hep, Kamu
- Sadece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Hemen, Sade, Yalnız, Ancak, Tekçe
- Sena kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övgü
- Kapamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkamak, Engellemek, Hapsetmek, Örtmek
- Torpido kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torpil
- Metotlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöntemli
- Kıtır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Fos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürük, Temelsiz, Boş, Kof
- Giyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi
- Hayatta Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Yaklaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağı Yukarı, Ortalama, Tahminen, Takribî
- Adına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesabına, Namına, Yerine
- Hoşnutluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşa
- Koyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vadi, Derey
- İltihapsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yangısız
- Kolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asan, Basit, Hafif, Emeksiz, Zahmetsiz
- İstihsal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Elde Etmek
- İptidai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel, İlkokul
- Salık Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber Vermek
- Yüce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulu, Büyük, Ulvi, Yüksek
- Misafir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konak, Konuk
- İnce İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakış
- Özen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkat, Hizmet, İhtimam, İtina
- Görkem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Debdebe, Gösteriş, İhtişam, Şaşaa, Şatafat, Tantana, Haşmet
- Nezaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetme, Gözaltı, Bakanlık, Kontrol, Murakabe, Bakma, Görü, Manzara
- Pantolon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalvar
- Takribî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kararlama, Yaklaşık
- Mebzul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol, Çok
- Acayip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garip, Tansı, Tuhaf, Şaşırtıcı, Yadırganan, Yabansı, Şaşılacak, Değişik, Abus, Antika, İbret
- Dayak Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaslamak
- Meşhut Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçüstü
- Küfretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumak, Sıvamak, Sövmek
- Anlamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manalı, İmalı, Manidar, Mantıklı
- Başkent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başşehir, Payitaht
- Başı Dinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Sızıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü