Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ekin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültür, Tahıl Tarlası, Hars - Yeçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözüm
- Dilekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ariza, İstida, Arzuhal
- Mümkün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabil, Muhtemel, Olabilir, Olası, Olanaklı
- Kozmogoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evrenbilim
- Mazlum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgin, Çilekeş, Kıyıma Uğratılmış, Zulüm Gören
- Delegasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temsilci Kurul
- Bezginlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usanç
- Geçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arasından Çıkmak, Akmak, Etkilemek, Tesir Etmek, Atlamak, Aşmak, Bırakmak, Bitmek, Buyurmak, Girmek, Gitmek, Harcamak, İşlemek, Kalmak, Kapmak, Olmak, Oturmak, Sirayet Etmek, Sönmek, Tükenmek, Vazgeçmek, Yaşamak, Yermek, Yürümek
- Şecere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyağacı
- Bilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrfan, Vukuf
- Mahluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratık
- Kültürel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medeni
- Azadetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyuvermek, Serbest Bırakmak, Özgür Kılmak
- İyi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırmak
- Derdest Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek, Yakalamak
- Muhtelif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşitli, Türlü, Mütenevvi
- Kanayaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz, Kadın, Yoksul, Zavallı
- Cenkleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek, Savaşmak
- Değil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok
- Belen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayır, Bel, Tepe
- Gerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcap, Lazım, Lüzum, Lüzumlu
- İzobar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşbasınç Eğrisi
- Serseri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Aylak, Başıboş, Kuşkulu, Hayta
- Havlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Silgi
- Korkmama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürek
- Salyangoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sümüklü Böcek, İlbiz
- Müsteşar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan Yardımcısı, Yönetken
- Öyleyse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bari, O Hâlde
- Sirküler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genelge, Tamim, Duyurum
- Bir Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Eskiden, Vaktiyle
- Yiğitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesaret, Erdem, Kahramanlık, Şecaat
- Pipet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamış
- Duyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı His, Hasse
- İhtiyaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınarak
- Suna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek Ördek
- Tecessüm Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek, Canlanmak
- Örtmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırma
- Plebisit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk Oylaması
- Olanaksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmkânsız
- Pespaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Aşağılık, Bayağı, Soysuz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü