Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hayal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düş, Görüntü, Rüya, Serap, İmge - Dalan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Lobi, Şekil
- Projektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldak
- Belalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorucu, Üzücü, Can Sıkıcı, Kavgacı, Şirret
- Gülgûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pembe
- Mühimmat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaş Gereçleri, Cephane
- Gürültü Patırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Kavga
- Yaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyar, Karı, Koca, Pinpon, (Göz) Sulanmış
- Rağmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmayarak, Karşın, Mukabil
- Tabiat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğeni, Doğa, Haslet, Huy, Karakter, Mizaç, Yaradılış, Zevk
- Koşul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şart
- Üstlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aba, Pardösü
- Kondisyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklılık, Durum, Şart
- Çağ Dışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köhne, Muasır Olmayan
- Belirtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek, Tebarüz Ettirmek, Tasrih Etmek, Açıklamak, Göstermek, Kaydetmek, Kesmek
- İsteyerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilinçli, Bile Bile, Kasten, Kasti, Mahsus
- Ma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ve
- Ferahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk
- Kültürfizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jimnastik
- Sallapati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşüncesiz, Düşünmeksizin, Dikkatsizce, Saygısızca, Patavatsızca
- Zeyreklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zekâ
- Rehberlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuzluk
- Leb kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudak
- Geçmez Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalkmak
- Nesib kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Armağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hediye, Mükâfat, Ödül, Bağış, İhsan, Yadigâr
- Teskere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedye
- Keher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doru
- Daim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devamlı, Sürekli, Ara Vermeden, Boyuna, Daima, Sonsuz
- Müsavat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşitlik, Beraberlik
- Sakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak, Çekinmek, Esirgemek, Gözetmek, İhtiyat Etmek, Korumak
- İkinci Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Sıradan
- Sıcacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Samimi, Sevimli
- Biperva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkusuz, Çekinmez
- Tacir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Adamı, Tüccar, Tecimen
- Az Kalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ramak Kalmak
- Gulgule kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Şamata
- Bölücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münafık, Fesatçı
- Müessir Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkilemek
- Amiyane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Değersiz, Bayağı, Sıradan
- Mermi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle, Kurşun
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü