Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Fizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hikmet - Vızlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vızıldamak
- Şahit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanık
- Tanış Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıştırmak
- İstikrah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenmek, Tiksinmek
- Cilt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri, Kap, Ten
- Oturtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koymak
- Müterakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İleri, İlerici
- Nesir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz Yazı, Düzyazı
- Orası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ora
- Gölcük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azmak
- Çilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmur Çiselemek; Nemlenmek, Islanmak; (Bülbül) Şakımak
- Öncül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz, Öncü
- Sardalya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ateş Balığı
- Sepmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serpmek
- Goygoyculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilencilik, Şakşakçılık
- Gafleten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın, Birden, Birdenbire, Zıpçıktı
- Takdir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alkışlamak
- Girenlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serinlemek
- Plüralist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğulcu
- Kabak Kemane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabak
- Doz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Miktar
- Ponpon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskül
- Cüsseli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri Yarı, İri Yapılı, İri Gövdeli
- Sunum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokma, Parça, Arz Ve Talep
- Apolet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omçak, Omuzluk
- Şayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğer
- Çoktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Uzun Zamandır
- Şıkırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak, Parlamak
- Asılgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askı
- Bakir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El değmemiş, Kullanılmamış, İşlenmemiş Toprak, Eskimemiş, Yıpranmamış, Yeni
- Nispeten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oranla, Biraz, Göre, Oldukça, Yanında, Bir Dereceye Kadar, Şöyle Böyle
- Açık Yürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samimi
- Takibat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuşturma, İzleme
- Kapkaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla Alan, Gaasıp
- Cevaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanıtlamak
- İdarecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöneticilik
- Donanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesisat
- Gözlemevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rasathane
- Yüksek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Güçlü, Koca, Yüce
- Zıvanasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü