Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hava Meydan� ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Sürçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanılmak
- Huzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinçlik, Karşı, Kat, Keyif, Makam, Ön, Rahat, Rahatlık, Sükûnet, Yamaç, Yan, Dirlik, Baş Dinçliği, Gönül Rahatlığı
- İnce Hastalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verem
- Teeddüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma
- İlgili Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Netameli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkulu, Tehlikeli, Tekin Olmayan
- Donakalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak
- Dikiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakma, Gözetleme, Erkete
- Ün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ad, Nam, San, Ses, Şan, Şeref, Şöhret, Tavış
- Meyletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelmek, Eğilmek, Yeltenmek
- Sefer Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezmek
- Hayat Hikâyesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Tedavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileştirme, Sağaltma, Mualece, Otama
- İşportacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırdavatçı
- Muin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Demek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak, Düşünmek, Erişmek, Saymak, Ummak, Yeltenmek, Ses Çıkarmak, Söylemek, Söz Söylemek, Şu Halde, Öyleyse
- Telaffuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söyleyiş, Söyleniş
- Haris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doymaz, Aç, Açgözlü, Hırslı, İstekli, Soğumsuz
- Ekşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz
- Kibir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Böbür, Burun, Gurur, Kasıntı, Büyüklük, Ululuk, Büyüklenme, Onur
- Rıza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, İstek, Onaşma, İzin, Olur
- Bedaheten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın, İrticalen
- Arazi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvışmak
- Yad El kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurbet
- Zatürre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batar, Akciğer Yangısı
- Olgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vaka, Vakıa
- Derecesinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Tahripkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıcı
- Kaya Lifi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taş Pamuğu, Asbest
- Rabıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Bağ, Bağlantı, Düzen, İlgi, İlişki, Komünikasyon, Sıra, Ulaşım, Tutarlık
- Direktif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönerge, Talimat
- Bürokrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekilci
- Köçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakkas, Rakkase
- Baştan Sona kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima, Tamamen, Tamamıyla
- Hisse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay, Tutam
- Yenen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galip
- İlmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Din, Dokunmak, İlmik
- Mevlüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğum
- Mahzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeraltı Deposu
- Humma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıtma, Ateşli Hastalık, Ateş, Göyük
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü