Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
H�da ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Cami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak, Mescit
- İmarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- Akvam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavimler, Uluslar
- Belirleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin, Tespit
- Kemer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayış, Kuşak
- Edep Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- Tüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Hamı, Hepsi, Kül, Tam, Tamam, Tümsek, Topu
- İnleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Figan
- Sıvamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küfretmek, Okşamak, Sıvalamak, Sıvazlamak
- Celi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Aşikâr, Parlak
- Lens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Dejenerasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuzlaşma, Yozlaşma
- Çareli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umarlı
- İktisap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak
- Demincek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demin
- Sop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Klan, Soy
- Eke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Kart, Yaşlı, Yetişkin, Bilgin, Akıllı, Tecrübeli
- Memba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar
- Anılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatırlanmak, Yâd Edilmek
- Fihrist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizin, İçindekiler, Katalog
- Triyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçlü
- Konuşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Konferans, Laf, Musahabe, Müzakere, Nutuk, Sanat, Sohbet
- Beis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca, Engel, Uygunsuzluk, Kötülük, Zarar
- Savtî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesli
- Brulör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakaç
- Müdavim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gedikli, Sürekçi, Devam Eden, Ulayı Giden, Ulaylı
- Yiğitçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğit, Yüreklilikle
- Sütliman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Sakit, Gürültüsüz, Olaysız
- Asmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutturmak, Sarkıtmak, Sallandırmak, Takmak, Boş Vermek, Ertelemek, Bırakmak, İdam Etmek, Çekmek
- İşitsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sem'i
- Sunucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdimci
- Gölcük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azmak
- Nevbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar
- Kavalye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş
- Erk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İktidar, Kudret, Kuvvet, Nüfuz
- İlham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçe Doğma, Esin
- Şömiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek
- Güçlendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhya
- Kısım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Hisse, Bölük, Kesim, Kol, Fasıl, Hizip, Parça, Takım
- Medyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borçlu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü