Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gurup Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batmak - Tazelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpelik
- Anneanne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nine, Büyükanne
- Evlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapmak
- Isıölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalorimetre
- Fasılasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arasız, Aralıksız, Biteviye, Ayırmak, Bölmek, Çözmek
- Çırakma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamdan
- Köndelen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlama
- Kötek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baston, Dayak, Sopa
- Ödememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek
- Peki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evet, Pekâlâ, Tamam, Yakşı
- Süs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şatafat, Bezek, Ziynet
- Pancar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pancar
- Tıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokmak
- Tavzih Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak
- Taramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzmek
- Katileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinleşme, Kesinleşmek
- Tin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruh
- Pimpirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Harap, Virane
- İlkokul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İptidai Mektep, İlk Mektep, İptidai, Beş
- Plan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Tasarı, Düzenek, Jospar, Çekim, Maksat, Niyet, Tasavvur, Kurampa
- Özvarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefis
- Tecrübî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneysel, Uygulamalı
- Havayi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedava, Beleş
- Savsaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal Etmek, Ertelemek, Lengitmek, Sallamak, Uğunmak
- Yoksulluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakirlik, İhtiyaç, Sefalet, Zaruret
- Bozulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalanmak, Ekşimek, İçerlemek, Kulumak, Sınmak, Yozlaşmak
- Ebabil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağ Kırlangıcı
- Lüzumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz
- Triko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgü
- Makat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak Yeri, Kıç
- Sabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen, Eski, Evvelki, Kabakki, Önceki
- Küstah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyesiz, Saygısız
- İcraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş, İşler, Uygulamalar, Faaliyet
- Ünsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samit, Sessiz
- Naip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vekil
- Hafiflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlığı Azalmak, Kolaylaşmak, Şiddeti Azalmak, Azalmak, Rahatlamak
- Çekimser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitaraf, Müstenkif
- Alışkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âdet
- Gladyatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövüşçü
- İtalik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü