Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Makat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak Yeri, Kıç - Etkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Hareketli, Faal, İşleyen, Çalışan, Fail
- Rehber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Kılavuz, Önder, Yönetici
- Sefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolculuk, Defa, Kere, Kez, Savaş, Yol, Savaşa Gidiş, Harp
- İstif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığma, Stok
- Aşevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokanta, Aşçı, Aşhane, Mutfak, Aş Ocağı, Yemekhane
- Mızraksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargısız
- Meşecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koru
- Damping kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürüm, İndirim, Ucuzluk
- Kasem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant, Yemin
- Deşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delmek, Karıştırmak, Kazmak, Kurcalamak, Oymak
- Ağrı Sızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancı
- Pıçapıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiskos
- Aktifleştirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinleştirici
- Eksiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Harika, İyi, Kâmil, Komple, Mükemmel, Tam, Tamam, Tamamlamak, Temiz, Tüm
- Pilleken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak
- Kaynamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fokurdamak, Artmak, Coşmak, Çoğalmak, İyileşmek, Yoğunlaşmak
- Meclis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamutay, Divan, İclas, Toplantı, Yığıncak
- Ağı Otu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baldıran
- Antipatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimsiz, Soğuk, İtici
- Serinkanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğukkanlı
- Silkmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsmak
- İster kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, İcap, Lüzum
- Arkaik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşnı, Eskil
- Ekol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoldam, Meslek, Okul
- Tulü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğma, Doğuş
- Uzay Gemisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mekik
- Franchising kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adülev
- Koşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çift, Eş, İkiz
- Kurnaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Cambaz, Çakal, Kurt, Uyanık
- Görmezlikten Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görmezliğe Vurmak
- Himaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunma, Esirgeme, Gözetme, Kayırma, Elinden Tutma
- Apansızın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aniden, Ansızın, Birdenbire, Apansız
- Ciklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakız
- Çöp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız, Zibil, Zirzibil
- Alaşağı Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Kovmak
- Hüzünlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün, Üzücü, Üzüntülü, Hazin
- Tahteşşuur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şuuraltı, Bilinçaltı
- Hissi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusal
- Sarımtıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavun İçi
- İlişki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Bağ, Bağlantı, İlgi, İlişik, Münasebet, Rabıta, Temas, Alaka
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü