Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gemlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tersane - Mıhlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakmak
- Yay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keman, Zemberek
- Şarj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolum, Yükleme
- Fonem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sesbirim
- Yaşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ömür, Hayat, Durmuş
- Katışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harç, Karışık, Karma, Melez, Mahlut
- Uzuv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aza, Organ, Unsur, Üye
- Ceviz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koz, Yangak
- Berrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Aydınlık, Açık, Temiz, Dupduru, Şeffaf
- Eğmeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavis
- Daha Güzel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğ
- Yolak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patika
- Baygınlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzülmek
- Salgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı, İstila, Müstevli
- Mevcudiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık
- Zil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeng, Zeng Sesi
- Şahadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıklık, Şahitlik, Şehitlik, Kutsal Ölüm
- Soysuzlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Yozlaşmak
- Usanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezmek, Bıkmak, Kanıksamak, Yılmak
- Namünasip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz
- Sıvazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okşamak, Sıvamak
- Muğlâk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşılmaz, Çapraşık, Karışık
- Müjdeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muştucu, Öncü
- Yetişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Yetişmiş
- Ödemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayılmak, Dökmek, İfa Etmek, Vermek, Tediye Etmek, Tazmin Etmek
- Donatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Sövmek, Süslemek, Teçhiz Etmek
- Retrospektif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geriye Dönük, Dünden Bugüne
- Şımarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Erköyün, Yüz Bulmuş, Şımarmış, Şımartılmış
- Övmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilalamak, Methetmek, Tariflemek, Sena Etmek
- Mabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak, İbadethane, İbadetgâh
- Feraset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Kavrayış, Sezgi, Zekâ
- Örtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika, Dam, Kap, Paravan, Tente
- Sunuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak İşi, Ön, Maruzat, Ön Söz
- Entel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgiç
- Yitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybolmak, Sönmek, Yok Olmak, Fevt Olmak, Telef Olmak
- Takvim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yim, Günleç, Dallık, Gündizme
- Sem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zehir
- İpsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haylaz, Serseri
- Bilezik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelepçe
- Saloz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü