Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Eksilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azalmak, Çıkmak, Düşmek - Tiraj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı
- Ekstre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özet, Özüt, Öz
- Tamim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genelge, Sirküler; Genelleştirme, Genelleme
- Sabıka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Kaydiyat
- Kerhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahişehane
- Pürüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel, Kusur, Güçlük, Kabarcık, Çıkıntı, Gedik
- Depresyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöküntü, Bunalım, Ruhsal Çöküntü
- Rejim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Yol; Diyet
- Benzeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın
- Kilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergi
- Ahır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dam
- Kırmağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veba
- Boşkap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabak
- Bölük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Kısım, Hane, Hizip, Kısım
- Hemencecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Lokma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek, Sokum
- İmalatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretimci
- Hoşluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafet
- Müstemlekecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhisar
- Gece Vakti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geceleyin
- Kayırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Makaslamak
- Sıfır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Yeni
- Kumbaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumsal
- İmtihan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınav, Sınama
- Vukuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olaylar, Ahvalat, Hadise, Olanlar, Olgular
- Fuzuli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz, Gereksiz, Boşuna, Haksız, Sürevsiz
- Mitoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylencebilim
- Ecel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamın Sonu, Ölüm Zamanı
- Bez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaput, Gudde
- Yoksulluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakirlik, İhtiyaç, Sefalet, Zaruret
- Habitat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt
- Mütenakız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatışmak, Çelişmek
- Varsıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin, Varlıklı
- Tavşankulağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhurumeryem, Siklamen
- Siftinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalanmak, Zaman Geçirmek
- Kârlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazançlı
- Flama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak, Alev
- Ahdetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant İçmek, Yemin Etmek
- Boyunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyu veya Uzunluğu Kadar; Sürdüğü Zaman Kadar, Süresince
- Derya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü