Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gamze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık - Minnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Borcu, İç Yükümü
- Kösele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gön
- Miting kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplantı, Gösteri
- Ziyade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daha Çok, Fazla, Artık
- Uzman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütehassıs, Bilirkişi, Kompetan, Eksper, Mahir
- Loder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükler
- Zahire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşlık, Tahıl, Azık
- Tecrübe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Deney, Deneyim, Sınama, Görgü
- Tuhafiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerçi
- Tretuvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırım
- Umursamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemek, Meraklanmak
- Dölüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenin
- Zıngıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zangırdamak
- Müddet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Zaman
- Hakem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıcı, Yargıç
- Peyzaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüm
- Han kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kervansaray
- Mücevherci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyumcu
- Büyükelçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sefir, Elçi, Sefiri Kebir
- Geda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilenci, Fakir, Yoksul
- Amcazade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amcaoğlu
- Orojeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağoluş
- Bitkinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek
- Sakıncasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emin
- Cıbıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak
- Kendisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendi, Özü, Şahsen
- Midi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orta
- Masraflı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalı
- Sivrilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayüz
- Kararlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Tayin Etmek
- Öteri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Geçici
- Abartma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlave, Şişirmece, Mübalağa Etme
- Dantelli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalı
- İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Amel, Davranış, Emek, Eylem, Fiil, Hizmet, İşlem, Kâr, Konu, Maslahat, Mesai, Mesele, Meslek, Nöbet, Sorun, Teamül, Uğraş, Yürürlük
- Aktalanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğdiş
- Tahallüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahlas
- Deneme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübe, Test, Deneyim, Sınama
- Saylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmek, Önem Vermek, Saymak, İtibar Etmek
- Renin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnilti, Haykırış
- Kavga Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatışmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü