Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
G�y�k ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Öcük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garez, Kin
- Traktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Motor
- Kayınbaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynata
- Kapitülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıcalık
- Üstlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklenmek, Kabullenmek, Taşımak
- Tırtıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Girinti
- Tamamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi, Tüm
- Kütüphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitaplık, Kitap Sarayı, Kitap Evi
- Çitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleştirmek, Çitilemek
- Çıkkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarık
- Bükülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilmek, Katlanmak, Yönelmek
- Yırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak, Bastırmak, Yok Etmek, Zorlamak, İşten Kurtulmak, Köşeyi Dönmek
- Yenilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazelik, Teceddüt, Yenileşim, Haber
- İskonto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirim, Kırdırım
- Dinamit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heyecan, Hırslı, Korkunç, Özlem, Tutku
- Sabreylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabretmek
- Muntazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Düzgün
- Fışkırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feveran
- Nüans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıntı, Fark
- Bindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Katmak
- Parçacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıntı
- Müddet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Zaman
- Mahcubiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utangaçlık, Utanma, Sıkılganlık
- Gebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Hamile, İki Canlı, Yüklü, Aylı
- Şizoit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk
- Haresiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevişsiz
- Çapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulak, Postacı
- Öğütlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nasihat Etmek
- Umulmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak
- Malikâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk, Yurtluk
- Direktif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönerge, Talimat
- Esrimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaşyolmak; Vecde Gelmek; Mest Olmak, Sarhoş Olmak
- Ekin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültür, Tahıl Tarlası, Hars
- İrkilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsılmak, Ürkmek
- Masal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nağıl
- Cezaevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dam, Delik, Hapis, Hapishane, Kazamat, Mahpushane
- Sağduyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklıselim
- Safahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evreler, Safhalar
- Boğunuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Kapalı
- Gözlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak, Beklemek, Gözetlemek, İncelemek, İzlemek, Kollamak, Korumak, Müşahede Etmek, Tarassut Etmek, İntizar Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü