Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yola Gitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşmak - Gaile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Dert, Üzüntü, Kaygı, Keder, Yük
- Sadedil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Buzlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donmak
- Telekinezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzdevim
- Mümkün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabil, Muhtemel, Olabilir, Olası, Olanaklı
- Isıölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalorimetre
- Karayazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü Talih, Kara Baht
- Taharetsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet
- İspit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jant
- Eyitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek
- Uygun Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağdaşmak, Sığmak, Yakışmak, Yaklaşmak
- Santra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortayuvarlak, Orta, Merkez
- Test kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deney, Sınav, Sınama, Araştırma
- Sallapati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşüncesiz, Düşünmeksizin, Dikkatsizce, Saygısızca, Patavatsızca
- İzansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayışsız
- Menşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Kaynak, Köken, Sebep, Yetişek, Kök
- Tenasül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üreme
- Arsıulusal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uluslararası
- Basamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Evre, Kerte, Derece, Ayak, Gömlek, Hane, Kademe, Merhale, Pilleken
- Gerekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lazım Olmak, İcap Etmek
- Görünen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zahirî
- Kalbi Kırık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün
- Sağbilge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Otacı, Atasagun
- Çalıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşletmek, Kullanmak
- Görenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töre, Âdet, Görgü
- Uslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durulmak, Düzelmek, Islah Olmak
- Göçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe
- Jenosit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soykırım
- Elemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli
- İhracatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış satımcılık
- Sabotaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baltalama
- Soy Ağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şecere
- Kalensöve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksük
- Lakırdı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söz, Laf, Konuşma, Boş Söz, Dedikodu
- Süs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şatafat, Bezek, Ziynet
- Çiftlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekin Sahası
- Hamdetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şükretmek
- Enişte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küreken, Yezne
- First Lady kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başhanım
- Ruhsatname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhsat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü