Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Feveran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fışkırma, Kaynama; Birdenbire Öfkelenme, Köpürme, Parlama - Kahvehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahve
- Sühunet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıcaklık
- Nişanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İşaret
- Tokgözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Tok
- Santimantal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusal, Duygulu, Hassas
- Titr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı San
- Kâhinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehanet
- İskemle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandalye
- Aktif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkin, Canlı, Çalışkan, Hareketli, Cevval, Faal
- Şifalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağaltıcı
- Kavlen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözle
- Spesifik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgül
- Panzehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıkıran, Antidot, Tiryak
- Bay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek
- Semirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişmanlamak
- Şanslı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurlu
- İdam Sehpası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darağacı
- Som kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf, Katışıksız, Masif
- İlelebet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebediyen, Sonsuza Dek, Ebedî
- Beyaz Perde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinema
- Parapet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küpeşte
- Şato kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk
- Carlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haykırmak
- Şövenist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irkçı
- Gönül Borçlusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minnettar
- Taban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aya, Dip, Döşeme, Kaide, Oturak, Ökçe, Temel, Yaradılıştan, Zemin, Alt
- Şarkiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğubilim, Şarkşinaslık
- Oy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rey, Avaz, Ses, Tavış
- Dokuma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşum, Tekstil, Yapı, Mensucat
- Lağlağıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaklaban
- Kürevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toparlak
- Samanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan
- Olumsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yadsıma, Nefi, Selp
- Kitapsaray kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Yâren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yakın Dost
- Sakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak, Çekinmek, Esirgemek, Gözetmek, İhtiyat Etmek, Korumak
- Haşat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorulmak
- Şaşırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayret
- Töhmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlama, Kabahat
- Nedeniyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebebiyle, Yüzünden, Yüz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü