Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Faziletli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erdemli, Yüksek - Çırakma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamdan
- Mühürcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgacı
- Döleşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etene, Son, Meşime
- Müştak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türev
- Klitoris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bızır, Dılak
- Kızoğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire
- Peşkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havlu, Peçete
- Çekmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz, Sıyırma
- Nefis İzzeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzzetinefis
- Yiğitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesaret, Erdem, Kahramanlık, Şecaat
- İkamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturma, Eğleşme
- Tedarik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulma, Sağlama, Edinme
- Dinçleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dincelmek
- Sakin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmak
- Öğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahsil, Talim, Tedrisat
- Boyalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyanmış, Süslü
- Artakalan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Fazla, Artmış, Ziyade
- Külli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genel; Tümel
- Ceset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü, Meyit, Naaş
- Ussal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rasyonel, Akli, Makul
- Yan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Cephe, Cihet, Huzur, Kanat, Kat, Kenar, Semt, Taç, Tali, Üst, Yer, Yön, Yüz
- Sürgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Sürme, Tırkaz, Yuvak, Loğ
- Fena Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Fenalaşmak
- Alegori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerine
- Er Avrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş
- Mutasarrıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanıma
- Mamul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapılmış, İşlenmiş, Ürün, Mahsul, Mamulat, Yapılı Eşya, Yiyecek
- Perese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Durum
- Destan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koçaklama, Boy, Epope
- Eşraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zenginler, İtibarlılar, Sözü Geçenler, İleri Gelenler
- Adavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık, Husumet
- Karine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgi, Belirti, İpucu
- Ruba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyecek, Giysi
- Nezle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İngin, Tumağı, Dumağı, Çaputlama, Anjin, Duma
- Nimet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyilik, Lütuf, İhsan, Erinç
- Beli Bükük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zavallı
- Emretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak
- Kadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsiz, Eskimiş
- Dünürcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünür, Görücü
- İlerleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terakki, Terfi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü