Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Eskiden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvelce, Evveller, Geçmişte - Halt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabahat Etmek, Sefihlemek
- Durağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabit, Yerli, Hareketsiz
- Çepine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlama
- Demagoji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demagogluk
- Otomatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdevimsel, Kendiliğinden
- Görüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal, Hayalet, Manzara, Sahne
- Bakanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret, Vekâlet
- Lahzada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- İstimzaç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sormak
- Murdarilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omurilik
- Süsleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezhip
- Gece Kuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarasa
- Aranje kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- El Kantarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kantar
- Gösterişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alımlı, Güzel, Ağır, Ağırbaşlı, Görkemli, Lüks, Oturaklı, Zengin
- Günce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Günlük
- Motor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Traktör
- Değmedüşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtkırıldım
- Nağıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Masal
- Çimke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ders, İbret
- Alçaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zül, Denaet, Pespayelik, Alçakça Davranış, Habaset, Şenaat
- Peşinen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önceden
- Dilekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ariza, İstida, Arzuhal
- Cıncık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Züccaciye
- Müşerref kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şereflenmiş, Onurlanmış
- Elektrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cereyan, Çıngı, Çarpıcılık, Cazibe, Canlılık
- Deprenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket Etmek, Kımıldamak, Kımıldanmak, Sarsılmak
- Vecd kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşku
- Hanay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avlu, Hol, Sofa
- Hırtapoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Sersem, Şaşkın
- Havil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku
- Yetiştirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstahsil, Üretici
- Görmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fark Etmek, Almak, Anlamak, Bakmak, Çıkmak, Değerlendirmek, Gezmek, İzlemek, Karşılaşmak, Kavramak, Rastlaşmak, Seçmek, Seyretmek, Sezmek, Vermek, Yaşamak
- Etki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, El, Hasiyet, Hüküm, Tesir, Yardım
- Lehim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak
- Fesholunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak
- Işılak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı
- Eylem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiil, Hareket, İş, Etki, Aksiyon, Ameliye, Ameliyat, Amel
- Cansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmüş, Bitkin, Güçsüz, Hareketsiz, Durgun
- Söyleniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telaffuz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü