Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz - Nevbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar
- Enjeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne
- Hilafsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkusuz
- Atlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşucu
- Takma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğreti, Müstear, Suni
- Parabol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı Mükai
- Kurtulmalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fidye, Fidyeinecat
- Ünite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birim
- Yakınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Seviyesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeysiz, Bayağı
- Danışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat, İstişare, Müzakere, Müşavere, Konuşma
- Şar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Kent, Şehir
- Semirtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek
- Motif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örge, Nakış
- Saygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Hürmet, İhtiram
- Hayalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanrıl, Karaltı, Gölge, Görüntü
- İllüzyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözbağı, Yanılsama
- Ezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yassıltmak, Hırpalamak, Parçalamak, Çiğnemek, Çommak, Dövmek, Harcamak, Kahretmek, Kısmak, Öğütmek, Yenmek
- Müradif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş Anlamlı
- Mesul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorumlu
- Ast kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alt
- Tandans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilim
- Ölçüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdir
- Gözsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli
- Sayıklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Projektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldak
- Taksimat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüntüler
- Meşakkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Sıkıntı, Zorluk
- Sahiden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Hakikaten
- En kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz, İşaret
- Endişesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygısız
- Eğitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiye Vermek, Yetiştirmek, Terbiye Etmek
- Tasfiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtma, Temizleme, Ayıklama, Özleştirme
- Eksi Uç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Negatif Elektrot, Katot
- İradesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstençsiz
- Düğmük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düğüm
- Hülasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuç, Sonuçta, Öz, Hasılı, Özet
- Vefakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vefalı
- Mabut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapıncak, Tapı
- Depozito kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanca Akçası, Güvence
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü