Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ense kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Art, Dal - Vurdumduymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umursamaz, Aldırmaz, Aldırışsız, Duygusuz, Duvar Yüzlü, İtinasız, Lakayıt, Anlayışsız, Kavrayışsız
- Tardetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savmak
- Tüccar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecimen, Tacir
- İltimas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Âlem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya, Cihan, Evren, Eğlence, Acun, Herkes, El Gün, Başkaları, Eller, Yabancılar, Çevre, Hava, Ortam
- Mutabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birge, Uygun, Yekdil, Uyumlu, Özdeş, Uyuşmuş, Uygun Olan
- Hırsızlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak, Çırpmak
- Metamorfoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkalaşım
- Tapınak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mabet
- Yakın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beri, Benzeyen, Andıran, Yaklaşan, Dip dibe, Akraba, Dost, Arkadaş, Uzak Olmayan, Doğru
- Müşahhas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Somut
- Stajyerlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişimcilik
- Giyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi
- Kuramsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazari
- Epilepsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutarık, Sara
- Çeyiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz
- Zırhsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savutsuz, Korunaksız
- Asal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Başlıca, Ana, Temel, Esasi
- Rica Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek
- Sözcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vekil
- Velut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğurgan, Üretken, Barlı, Mahsullü, Verimli
- Safderun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Müstahdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hademe
- Ofans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak
- Duygusuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalpsiz, Hissiz
- Hilal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayça, Yeni Ay
- Mert kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Er, Erkek, Harbi, Yiğit, Sözünün Eri
- Yokluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakirlik, Kıtlık, Açlık, İhtiyaç, Kesat, Adem, Fıkdan
- Kölelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esaret
- Hâkim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskın, Egemen, İdare Eden, Söz Geçiren
- Oysa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halbuki, Meğer, Oysaki
- Sirkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalma, Uğrulama, Hırsızlık
- Şam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mum
- Transport kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarım, Taşımacılık, Nakil, Nakliyat
- Göçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek, Devretmek, Göçürmek
- Sayfalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizanpaj
- Vezin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçü, Tartı
- Zül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık, Düşkünlük, Eclaflık, Rezillik
- Japongülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamelya
- Soygunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü