Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tardetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savmak - İngin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engin, Nezle, Münhat, Duma
- Yabanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişilik
- Sukut Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkyaz, İlkbahar, Yaz, Baharat
- Huluskâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, İçten, Şakşakçı
- Okyanus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umman, Talay
- Mürai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkiyüzlü, Alabık
- Nahoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatsız, Sevimsiz, Çirkin, Kötü, Hoş Olmayan, Kötü, Hoşa Gitmeyen
- El Birliği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraberlik, Birgelik, Dayanışma
- Sıbyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk
- Mürteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerici, Kaytak
- Deneme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübe, Test, Deneyim, Sınama
- Mapushane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- Gülistan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güllük
- Otomatikmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendiliğinden
- Teali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselme, Yücelme
- İntikal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçme, Geçiş, Geçit, Anlama, Kavrama
- Beşaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müjde, Muştu
- Fıtık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavlıç, Yarımlık
- Yarıyıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömestr, Sömestri, Sömestir, Dönem, Sömestre
- Canciğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Çok Yakın, Sıkı Fıkı, Pek İçten
- Çoğaltma Makinesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstensih
- İnkılâp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönüşüm, Devrim, Islahat, İyileştirme, Reform, Geçiş, Evrim
- Bozgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş, Uçarı, Yenilgi, Hezimet
- Fevvare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıskiye
- Kefaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyet
- Kapılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek, Müncezip Olmak
- Zamanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplamak, Nazara Almak
- Palazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrileşmek, Büyümek, Gelişmek, Varlanmak
- Sıhhi Tesisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Döşemi
- Çakı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cep Bıçağı
- Özdeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynı, Bir Cür, Okşar
- Bileşim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terkip
- Teleolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erekbilim
- Pepe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keke, Peltek
- Kamelya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Japongülü
- Çatışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışma, Kavga, Dek
- Rest Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydan Okumak, Son Sözü Söylemek
- Bıkkınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usanç
- Neve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torun
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü