Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Engellenmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgür - Kuartet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dörtlü
- Okul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mektep, Meslek
- Onaylama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcazet, Kabul, Tasdik, İzin
- Gereksinim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç
- Nesebî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysal
- Mahsusi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhasır
- Alçak Boylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur
- Bibliyografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynakça
- Sapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatan
- Çecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Halka
- Karikatür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taslak
- Prodüktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üretkenlik, Verimlilik
- Boğazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek, Kesmek
- İfliç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felç
- İcbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlama
- Yönetmelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talimat
- Gurbetlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurbet
- Bağdarlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Program
- Evvelce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Önce, Önceden
- Arızi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelip Geçici, Eğreti, Dıştan Gelen, Sonradan Olan
- Not Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaydetmek
- Menkul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınır, Çeke; Söylenegelmiş
- Ümmî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumaz, Sevatsız
- Abatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmar
- Kıvançlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övünmek
- Beylik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükûmet
- Müteferrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık
- Mutemet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnal
- Yabanıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşi, Yabani, İlkel
- Yeşermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlamak
- Savuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defetmek, Geçiştirmek, Savmak, Atlatmak
- Onamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tensip Etmek, Tasvip Etmek
- Çekin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakın
- Demirhindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasis, Pinti
- Vikaye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esirgemek, Korumak
- Mücavir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komşu
- Plaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumsal, Çimerlik, Kumluk
- Muvazene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Denkleşme, Denk Gelme
- Ruhsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cansız, Güçsüz, Miskin
- Maaile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ailevi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü