Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Alev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalaz, Yalım, Alaz, Kıvılcım, Şule, Yalın - Lehçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyalekt, Ağgan
- Harbi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askerî, Doğru, Mert, Temiz
- Esrimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaşyolmak; Vecde Gelmek; Mest Olmak, Sarhoş Olmak
- Sinirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabi, Huysuz, Gergin
- Yayımlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak, Çap Etmek, Çıkarmak, Neşretmek
- Sömestre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarıyıl
- Karizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ergi, Etkileyicilik, Büyü
- Alışkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibrit
- Ulvi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semavi, Yüce
- Şark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğu
- Balsam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reçine, Ağaç Sakızı, Belsem
- Kalas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Kereste, Tir
- Kip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı, Kalıp, Örnek, Sağlam, Uygun, Tıpatıp
- Wc kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuvalet
- Formen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ustabaşı
- Çepçevre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etrafını Alarak, Yüzük Kaşı
- Direniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşı Durma, Karşı Koyma, Dayanma, Mukavemet
- Oturak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötürüm, Ördek, Taban, Yerleşik, Lazımlık, Mütekait, İskemle
- Birleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camia
- Özsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usare
- Eren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aziz, Ermiş, Evliya, Veli
- Solist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solo Okuyan, Solocu
- Çaresizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umarsızlık
- Bitap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Argın, Halsiz, Bitkin, Yorgun
- Metodik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöntemsel
- Bükülme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim
- Umulmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak
- Sabreylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabretmek
- Sezdirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hissettirmek
- Kimyager kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimyacı, Nesnebilimci
- Yuvalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak
- Acılama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylama, Sançma, Zehirleme
- Okutman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muallim
- Yandaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitişik
- Kıskançlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanmak
- Mührelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- Dejenere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz, Yoz, Bozulmuş
- Muattal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş
- Abit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zahit
- Mağaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satım Evi, Dükkân, Salon
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü