Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Engelleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşgal - Kokoroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mısır
- İstintak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuşturma, Sorgu, Sorgulama
- Fakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ancak, Ama, Lakin, Yalnız, Birak
- Velut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğurgan, Üretken, Barlı, Mahsullü, Verimli
- Çığ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kar Uçkunu
- Yalınca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırılçıplak
- Ne İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden
- Tevhit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleştirme
- Apriori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önsel
- Cinsî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cinsel
- Yığılışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdiham
- Devrisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ertesi
- Döndürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Bükmek, Vermek, Yönetmek
- Bentlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenetlemek
- Göz Tutsağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Hapsi
- Pikap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plakçalar, Kamyonet
- Kafadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemfikir, Meslektaş, Kafa Dengi
- Mısır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darı
- Bakire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erden, Kız, Kızoğlan, Kızoğlankız
- Orun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makam, Mesnet, Mevki, Mansıp
- Çınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tınlamak
- Tapu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgit
- Goygoyculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilencilik, Şakşakçılık
- Börtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşlamak
- Beraat Kazandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklamak
- Ölü Doğmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Tefessüh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürümek, Kokuşmak
- Çelişmez Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- İnleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Figan
- Saz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama, Çalgı, Kamış, Kopuz, Hasırotu, Bağlama, Telli Çalgı
- Şato kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk
- Envanter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döküm, Demirbaş
- Değer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymet, Paha, Bedel, Valör, Ayar, Eder, Haysiyet, Kadir, Ölçü, Şayan, Karşılık, Layık
- Mekân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belde, Ev, Uzay, Yer, Yurt, Oturulan Yer
- Süt Beyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bembeyaz, Apak
- Ashap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahipler, Sahabeler
- Abes Yere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
- İdrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Erişme, Algı, Dimağ, Akıl Erdirme
- Tekne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi
- Serkeşlik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaldırmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü