Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Embriyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dölüt, Oğulcuk - Vazetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koymak
- Sadır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyda Olmak
- Hak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Doğru, Doğruluk, Gerçek, Hukuk, Kazanç, Kazı, Pay, Tüze
- Süslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezenmek, Donanmak
- Şümul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplama, Kapsam
- Şükran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç Yükümü, Gönül Borcu, Minnettarlık, Teşekkür
- Yer Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jeoloji
- Mundar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Murdar, Kirli, Pis
- İnanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklı Yatma, Kanma, Emniyet, İtikat, Kanaat
- Kabarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe, Şiş
- Oyuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuk
- İçre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahrem
- Sağgörü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basiret
- Aşırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşık, Kova
- Şüpheci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşkucu
- Takipçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemci
- Aka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağa, Ağabey, Büyük
- Sarfınazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayılmasa Da, Hesaba Katılmasa Bile
- Kaşalot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Budala
- Geçerlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Revaç
- Saftirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Budala, Saf
- Küçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokak
- Kaygan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaypak, Sürüşken, Yalçın, Kayağan, Zıypak
- Açık Ağızlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Aptal, Sersem
- Babalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- İddia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sav, Taslama, İnat
- Atılgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişken, Korkusuz, Cüretkâr, Acar
- Müzelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Köhne
- Yeğlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islah Etmek; Tercih Etmek
- İfrazat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salgı(lar), İrin
- Eğitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiye Vermek, Yetiştirmek, Terbiye Etmek
- Nebze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az, Bir Parça, Pek Az
- Rutubet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Teril, Yaşlık
- Sakınımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedbirli
- Bağboğan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küsküt
- Çim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alak Otu
- Hamam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Banyo, Sıcak, Arınak, Yunak, Isıdam
- Cesur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acar, Dayı, Gözü Pek, Cesareti Olan, Yürekli
- Sükûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Sükûnet, Dinme, Dinginlik, Devinimsizlik
- Vadeli Mevduat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vadeli Hesap
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü