Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Eflak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökler - O Hâlde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek Ki
- Dayatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Empoze Etmek
- Çayırkuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarla Kuşu
- Demirkazık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutup yıldızı
- Veznin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ağırbaşlı, Ciddi, Ilımlı, Oturaklı, Vakur
- Kutsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsal, Mukaddes
- Dikiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakma, Gözetleme, Erkete
- Kurgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Höyük
- Koleksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biriktiri, Toplak
- Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan
- Yardım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muavenet, Katkı, Destek, Etki, Bağış, İane, Kömek, Himmet, Lütuf, Medet, Muzaheret
- Bölge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim, Mıntıka, Nahiye, Toprak
- Vuruşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışmak, Savaşmak, Dövüşmek
- Deflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defetmek
- Jupon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçetek
- Mahşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa
- Zangırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek
- Sır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giz, Peçe, Camsı Vernik, Gizem
- Sinir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabiyet, Asap, Öfke
- Tanışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanış Olma
- Anarşizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşacılık
- Kusurlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksirat
- Kakırdak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıkırdak
- Lokalize Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınırlamak
- Humma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıtma, Ateşli Hastalık, Ateş, Göyük
- Tecrit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalıtım, Yalıtım, İzolasyon, Soyutlama, Tekitme, Ayırma
- Fitnekârlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Yüzertop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamandıra
- Eder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Fiyat, Paha
- Ahdetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant İçmek, Yemin Etmek
- Neşterlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deşmek
- Örgütlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşkil Etmek
- Minimini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçücük
- Adem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokluk, Ölüm, Hiçlik
- Mahdum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Erkek Evlat
- Kıvanç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç, Haz, Övünç, Güvenç, İftihar, Mefharet
- Leziz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lezzetli, Hoş, Güzel, Zevkli, Latif, Tadımlı
- Günücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanç
- Bağnazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taassup, Geri Kafalılık
- Şeker Renk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Yolunda Olmayan, Soğuk Bir Hava Esen (Ahbaplık İlgisi)
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü