Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Direnmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göğüslemek, Karşı Durmak, Üstelemek, Ayak Diremek, İnat Etmek, Israr Etmek, Taannüt Etmek - Kurk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuluçka
- Sırılsıklam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyice, Adamakıllı, Çok Islak, Sırsıklam
- Kom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıl; Yayla Evi; Köy, Çiftlik
- Maşrık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğu
- Aylandız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokar Ağaç
- Bakanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezaret, Vekâlet
- Tamamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi, Tüm
- Kımıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket
- Zir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alt, Aşağı
- Haysiyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onursuz, Kişiliksiz
- Başörtülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşarplı, Örtülü
- Kasti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten
- Yüzüyola kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslu, Uysal
- Gevşetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak
- Şad Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinmek
- Maşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplum
- Tabiaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaradılıştan
- Alakalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgili
- Sevk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek, Götürmek, İtmek, Sürüklemek
- Lehim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak
- Alçak Boylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur
- Kanun Maddesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Fıkra
- Derece Derece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik, Tedricen
- İlköğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlköğrenim, İptidai Tahsil
- Berhudar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu
- Akar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıcı, Akışkan, Sıvı
- İhata Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çevirmek, Havi Olmak, Kapsamak, Kavramak, Kuşatmak, Sarmak
- Yezit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilekâr, Sahtekâr
- Doldurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, Kaplamak
- Pir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı, İyice, İhtiyar, Koca, Adamakıllı,
- Akilâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllıca
- Ortaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfat-fiil
- Gök Kubbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök
- Muhafazakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutucu
- Sabır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahammül, Dayanık, Katlanma, Çıdam, Beklim
- Mandal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç
- Ziraatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarımcı
- Alnaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe
- Ziftlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek
- Ustalıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usturuplu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü