Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Direnmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göğüslemek, Karşı Durmak, Üstelemek, Ayak Diremek, İnat Etmek, Israr Etmek, Taannüt Etmek - Antropoit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsansı
- Birinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlk, En İyi, En Önemli, Öncü
- Kenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahil, Kumsal, Ağız, Bucak, İbik, Kıyı, Taşra, Yaka, Yan
- Kâğıt Torba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kese Kâğıdı
- Nebülöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulutsu
- Göçkün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe
- Adap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Görgü, Usül, Yol Yordam, Töre
- Düşmanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağılık, Adavet, Husumet
- Baygın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayılmış, Süzgün, Sevdalı, Aşık, Dökülmüş, Yığılmış
- İçtima Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak
- Fiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paha, Değer, Eder, Bedel, Maliyet, Masraf, Hediye, Yükselmek
- Asar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıtlar, Yapılar, Eserler
- Rende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontaç
- Kabahatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlu
- Düşkün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manyak, Mecbur, Meraklı, Yangın
- Çürüme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefessüh
- Fazlalaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğalma
- Hail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel
- Buruntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızı, Ağrı, Istırap
- Işıklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak
- İrs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Soyaçekim
- Muvafakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylama, Onama
- Salat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namaz
- Sömürgecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstemlekecilik
- Otomatizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdevim
- Tepeden İnme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşırtıcı
- Zayıflamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daralmak, İncelmek, Kurumak, Süzülmek
- Çığırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak, Seslenmek, Viyaklamak
- Esasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temel, Asal, Esas
- Ilıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilıklaştırmak, Ilıtmak
- Acele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk, Tez, İvedi, İvedilikle, Hızlıca, Hemen, Tacilî, Telesik
- Taannüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek
- Kayıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazım, Araç, Eşya, Not, Şart, Yiyecek
- Kara Tahta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Levha, Tahta, Yazı Tahtası
- Ufantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıntı
- İnşaatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıcı
- Evvelsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evvelki
- Ateşlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuşturmak, Kışkırtmak, Yakmak
- Saçma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz, Boş, Neşir, Absürt
- İbret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğreti, Örnek, Acayip, Çirkin, Ders, Kötü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü